İçeriğe geç

Departman görevlisi ne iş yapar ?

Departman Görevlisi Ne İş Yapar? Bir İzmirli Genç Yetişkinin Mizahi Bakışıyla

İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşımdayım ve arkadaş grubumda genellikle espri yapan kişi olarak tanınırım. Ama işin komik tarafı şu: Her espri arasında kafamda onca derin soru ve içsel monologlar dönüyor. Mesela, bir gün bir arkadaşım “Departman görevlisi ne iş yapar?” diye sordu ve hemen düşündüm: Bu soruya komik bir yanıt vermek mi? Yoksa işin derinliklerine mi inmek gerek?

Tabii ki ben ilk olarak eğlenceli bir cevap verdim: “Hadi canım, departman görevlisi, departmanının görevlisi olur, başka ne olacak?” dedim, güldüm, ama içimde bir ses başladı: “Eee, ama gerçekten ne iş yapar ki?” Ve işte o an, hayatın karmaşasında sadece iş hayatı değil, bir departman görevlisinin görev tanımının da ne kadar karmaşık olabileceğini düşündüm. Hazır mısınız? Çünkü bu yazı biraz hem eğlenceli hem de biraz derin olacak.

Departman Görevlisi Kimdir?

Öncelikle “departman görevlisi” terimini biraz açmamız lazım. İzmir’in sıcak yaz akşamlarında, çimenler üstünde otururken, işe yaramaz bir terim gibi gelmiş olabilir. Ama aslında, bir şirketin iç işleyişinde büyük rol oynayan, her işi halledebilen bir figürdür. Yani, aslında departman görevlisi, bazen odasında kahvesini içip rahat rahat bilgisayarına bakarken, bir yandan da şirketin can simidi olmaktadır.

Tabii, biraz daha somutlaştırmam gerekirse: Departman görevlisi, genellikle bir departmanın düzenini sağlamakla sorumludur. Bu da demek oluyor ki; bir gün sabah erkenden gelmiş, bilgisayarının başına oturmuş ve çalışmanın gerçek anlamını çözmeye başlamıştır. Diğer departmanlar, işler onları bırakıp giderken, departman görevlisi hep orada, çözüm üretmeye çalışan kişidir.

“Biraz da çok abarttın sanki!” diye içimden geçirdiğimi duydum. Evet, belki de abarttım ama, bir departman görevlisi için gün, bazen dağınık ev hali gibidir. Bir şey bulamazsınız, fakat o an aniden ne yapılması gerektiğini anlayıp tüm her şeyi düzene sokarsınız.

Departman Görevlisinin Günlük Hayatından Komik Sahne

Sabah ofise geldim. Gözlerim uykusuz ama kafamda 7-8 tane plan var: Bir, sabah raporunu hallet. İki, gelen postayı aç. Üç, çay demle, dört… Haa, beş… Ah, tamam, çayı unutma.

Bir arkadaşımın yanına gidiyorum:

“Günaydın! Bugün çok işlerim var,” diyorum.

O da, gözlüklerini düzelterek, “Hıh, departman görevlisi ne iş yapar ki zaten, her şey zaten sana mı bağlı?” diyor. Ben de gözlükleri ve o soruyu görünce, içimde şöyle bir düşünce doğuyor: “Ya ben mi çok takıyorum, yoksa gerçekten birini ‘departman görevlisi’ yapmak zorunda mıyım?”

Her gün odaya giren biri, bilgisayarın başında ne olduğunu tam olarak bilmiyor olabilir. Ama bir departman görevlisinin iç sesi hep der: “Hayır, çok şey biliyorsun ve daha fazla sorumluluk almak zorundasın!”

Departman Görevlisi ve İletişim Çılgınlığı

Şimdi gelin, departman görevlisinin en önemli özelliklerinden birine, yani iletişime geçmeye bir göz atalım. Çünkü departman görevlisi, her türlü mesajlaşma ve bilgi akışını yöneten kişidir. Bunu abarttım gibi düşünüyor olabilirsiniz, ama bazen bir departman görevlisi, çalıştığı ekibin en kritik iletişim köprüsüdür.

Bir gün departman başkanı, “Bana şu yazıyı gönder, bu belgeleri hallet!” diyor. Hadi, tamam diyorsun ve hemen işe koyuluyorsun. Bu sefer de, ofisteki en eski çalışan geliyor:

“Şu dosyanın son halini çıkar, bununla ilgili bir şeyler yap!” ve onu da bir şekilde çözüp işin içinde kayboluyorsun. “Bunu da ben mi yapacağım şimdi?” diyorsun, ama ofiste “Evet” demekten başka bir seçeneğin yok.

Bazen gerçekten kafa karıştırıcı olabiliyor. Biri bir şeyi unutur, biri diğeriyle kavga eder, öteki toplantıya geç kalır. Ve bir tek sana bu işleri çözmek düşer. Ama tabii ki gülümsersin, çünkü senin işin aslında çözüm üretmektir. O sorumluluk duygusu seni yönlendirir. Gözlerinde ışık var, çünkü herkesin işleri senden çözüm bekliyor.

İç Ses: “Ya Şöyle Olursa?”

Şimdi biraz derin düşünelim. “Ya şöyle olursa?” sorusu kafamı kurcalıyor. Eğer departman görevlisi bu işleri halletmezse, işler ne olur? Veya bir gün her şeyin olduğu gibi düzgün gitmediğini düşünürsek? Belki de, işler karmaşaya girer ve sadece “Benim işim bu değil” diyerek masadan kalkmak an meselesi olur. Ama orada birden bir düşünce gelir: “Ne kadar zor olursa olsun, yapmalısın!”

Evet, departman görevlisinin işini yapmak bazen öyle karmaşık olabilir ki, bir anda tüm ekip seni bir şekilde kahraman olarak görebilir. Oysa içindeki ses hep aynı şeyi söyler: “Ama ben sadece… işimi yapıyorum.”

Sonuç: Departman Görevlisi, Bir Kahramandır!

İzmir’in sıcak günlerinde, sokaklarda yürürken, kendimle bir şeyler düşünürken bile, bir departman görevlisinin ne kadar önemli bir iş yaptığını kavrayabiliyorum. Ne olursa olsun, o işlerin halledilmesi, düzenin sağlanması gerekir. Belki de departman görevlisi, görünmeyen bir kahramandır.

Evet, bazen işleri ertelemek, birkaç e-posta göndermek, birkaç telefon açmak kolay olabilir. Ama bazen en kritik kararları almak, gerçek anlamda çözüm üretmek ve zamanında müdahale etmek gereklidir. Sonuçta, her şeyi düzenli tutan, o harfli dosyaların arkasındaki güçlü kişidir, işte o kişi departman görevlisidir.

O yüzden bir gün bir arkadaşınız size “Departman görevlisi ne iş yapar?” diye sorarsa, gülümseyin, biraz düşünün ve sonra “Her şeyi” diye yanıt verin. Çünkü bazen, işin her yönünü çözen kişi olmak, belki de en kıymetli iştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci.betbetexper.xyz