Ev Kurarken Erkek Tarafı Ne Alır? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış
Ev kurarken erkek tarafı ne alır? Bu soru, aslında daha derin bir toplumsal yapıyı, normları ve cinsiyet rollerini sorgulamamız için bir fırsat sunuyor. Çünkü ev kurmak, sadece bir yuva oluşturmakla ilgili değil; aynı zamanda içinde yaşadığımız toplumsal yapı ve cinsiyet rollerinin nasıl şekillendiğiyle de bağlantılı. İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde her gün gözlemlediğim sahneler, bize toplumsal cinsiyetin, evlilikler ve aile yaşamındaki etkisini net bir şekilde gösteriyor. Peki, erkek tarafının ev kurarken ne aldığı, bu cinsiyet rollerinin ve eşitsizliklerin nasıl bir yansıması? Gelin, birlikte keşfedelim.
Ev Kurarken Erkek Tarafı Ne Alır? Geleneksel Bakış Açısı
Geleneksel olarak, ev kurma süreci, toplumsal cinsiyetin belirlediği çok net rollerle şekilleniyor. Erkek tarafı genellikle büyük, pahalı ve görünüşte “güçlü” eşyaları alır: beyaz eşyalar, mobilyalar, televizyon, klima… Bu, özellikle köylerde ve kasabalarda hâlâ güçlü bir norm. Evdeki temel eşyalardan, evin düzenine kadar, erkeğin işlevsel sorumluluğu olduğuna inanılır. Oysa ki, kadın tarafının rolü ise evin iç düzenini sağlamak, dekorasyonu yapmak ve çocuk bakımı gibi daha “görünmeyen” işlerle sınırlı kalır.
Bu geleneksel bakış açısının, modern dünyada nasıl dönüştüğünü gözlemlemek ise gerçekten ilginç. Gelişen sosyal yapılar, bu rolleri sorgulamaya başlasa da, bazen toplumsal baskılar ve eski alışkanlıklar hala etkisini sürdürüyor. Hatta bir arkadaşımın düğün hazırlıkları sırasında yaşadığı diyalog, bu durumu çok iyi özetliyor. Erkek tarafı olarak onlar, evin temel ihtiyaçlarını karşılarken, kadının aldığı şeyler çoğunlukla daha estetik ve kişisel oluyordu. Bir nevi “işin işlevsel kısmı” erkeklere, “güzellik ve düzen” kısmı ise kadınlara bırakılıyordu.
Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Yansıması: Farklı Grupların Evlilikteki Yeri
Fakat bu durum, sadece geleneksel çiftler için geçerli değil. Evlilik, toplumdaki tüm gruplar için farklı anlamlar taşır. LGBTİ+ bireyler, aynı cinsiyetten evlenen çiftler ya da daha çeşitli aile yapıları, bu normlara daha farklı şekilde karşılık verir. Ev kurarken erkek tarafı ne alır? sorusu, heteroseksüel bir çiftten çok, toplumsal cinsiyetin bir yapı olarak nasıl içselleştirildiğini ve her grubun bu normlarla nasıl bir ilişki kurduğunu gösteriyor. Örneğin, eşcinsel bir çiftin ev kurma sürecindeki eşitsizlikler, aynı cinsiyetli iki birey arasında farklılaşan ihtiyaçlar ve roller üzerinden şekillenir.
Bir arkadaşımın, heteroseksüel olmayan bir çiftin düğün hazırlıklarında yaşadığı deneyim, bu durumu daha iyi anlatıyor. Çift, evin temellerini birlikte almayı tercih ederken, toplumsal baskılar nedeniyle hala dışarıdan bir “görüntü” yaratma kaygısı taşıyorlardı. Oysa ki, eşcinsellik ve toplumsal cinsiyetle ilgili daha özgür bir yaklaşıma sahip olan bu çiftin ev kurma biçimleri, toplumsal normların tamamen ötesindeydi. Evet, bu, evlilik ve ev kurma sürecinin nasıl değişebileceği ve çeşitlendiği konusunda önemli bir ipucu sunuyor.
Sosyal Adalet ve Eşitlik: Ev Kurma Sürecindeki Adaletsiz Paylaşım
Ev kurma süreci, sadece cinsiyet rollerini değil, aynı zamanda sosyal adaletsizliği de gözler önüne seriyor. İstanbul’da toplu taşımada gözlemlediğim, birbirinden farklı hayatlara sahip insanlardan birinin hikayesini hatırlıyorum. Bir kadın, evlilik hazırlığı yapan bir arkadaşına ev eşyalarını almak için para biriktirdiğini söylüyordu. Ama şunu fark ettim: Erkek tarafı genellikle büyük eşya alırken, kadın tarafı daha çok evin iç düzeniyle ilgileniyordu. Toplumun algısına göre, “erkekler işe yaramaz eşyalara” yatırım yapmalıydı, kadınlar ise “süsleme ve estetik” işlerini üstlenmeliydi.
Bu ayrım, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üretiyor. Erkekler, ev kurma sürecinde daha fazla maddi yük altına girerken, kadınlar daha çok duygusal ve fiziksel yük taşıyorlar. Ev, hem kadınlar hem de erkekler için farklı anlamlar taşıyor. Erkekler evin dış dünyaya açılan kapısı olarak, kadınlar ise evin içsel dünyasında daha çok yer alıyor gibi görünür. Ama bu algı, gerçeği yansıtmaktan çok, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine hizmet ediyor.
Sonuç: Ev Kurarken Ne Almalı, Kim Almalı?
Sonuç olarak, ev kurma sürecinde erkek tarafı ne alır sorusu, çok daha derin bir toplumsal yapıyı yansıtıyor. Toplumsal cinsiyet, aile yapıları ve sosyal eşitsizlik, her birimizin yaşamında farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Toplum olarak, bu rollerin yeniden şekillenmesi gerekiyor. Ev kurarken, eşitlikçi bir yaklaşım benimsemek, sadece eşya almak değil; aynı zamanda eşit bir paylaşım ve adalet anlayışı geliştirmek demek. Gerçek eşitlik, erkeklerin ve kadınların, istedikleri şekilde ve özgürce evlerini kurabilmelerine imkân tanımaktan geçiyor. Ve belki de bir gün, bu konuda bir soru sormak bile gereksiz olur: Kim ne alacak? Çünkü her şeyin eşit ve adil bir şekilde paylaşılacağına emin olabiliriz.