2024’te Formasyon Verilecek Mi? Bir Hayalin Peşinden
Hayat bazen en beklenmedik anlarda seninle buluşur. O an, sadece bir an değildir; bir dönüm noktasıdır. İşte o anlardan biri, 2024’te formasyon verilip verilmeyeceğini öğrenmeye çalıştığım an oldu. Bir soru, belki de bir cevap, ama aynı zamanda bir umut ve belki de biraz hayal kırıklığı vardı o anın içinde. Kayseri’de, evde otururken, mutfaktan gelen yemek kokusuyla bir yandan bekliyor, bir yandan da başımda binlerce düşünceyle bu soruyu tekrar tekrar sorguluyordum: 2024’te formasyon verilecek miydi?
Hayallerimin Çekişmesi
Günlerden bir cuma, sabahın erken saatlerinde telefonumda birkaç bildirim belirdi. Birkaçını hızlıca okudum. Ardından gözlerim, bir maili yakaladı. “Formasyon Başvuru Duyurusu” başlığı vardı. Yüreğimde bir kıpırtı başladı, ama hemen ardından şüpheler gelip o kıpırtıyı söndürmeye çalıştı. Formasyon verilecek mi, verilmeyecek mi? Bu soruyla dolmuştu kafam. Hemen maili açtım. İçim bir umutla çarpmaya başladı. Ama birkaç satır okuyunca, kalbimde büyük bir darbe hissettim: “2024 yılında formasyon verilip verilmeyeceği kesinlik kazanmadı…”
O an, ne hissettiğimi anlatmam zor. Bir taraftan hayal kırıklığı vardı; yıllardır hayalini kurduğum, “öğretmen olma” hayalim, bir kez daha belirsizliğe gömülüyordu. Diğer taraftan ise, küçük bir umut ışığı yanmaya devam ediyordu. Belki de birazcık gerçekçi olmam gerekirdi, belki de zaman bu kadar geçmeden kabul etmek gerekirken, hala bir umut ışığına tutunmaya çalışıyordum. Ama o duyuru, içimdeki hayalleri parçalayan bir ses gibi geldi. “Verilecek mi, verilmeyecek mi? Hiçbir şey belli değil…”
Geçen Yılın Ardından Bir Yıl Daha
Geçen yıl da aynı belirsizliği yaşamıştım. 2023 yılında, formasyon başvurusu yapılacak mı sorusu, Kayseri’deki en çok konuşulan konulardan biriydi. Hatta okulumuzun bahçesinde, diğer öğretmen adayı arkadaşlarımla sürekli bu konuda sohbet ederken, içimde bir korku vardı. Gerçekten formasyon verilecek miydi? Yıllardır beklediğim o an, ne zaman gelecekti? Ama her geçen gün, bir yandan kendimi beklemekten yorulmuş hissediyor, diğer yandan da “Belki bu sefer olacak” diyerek bir umutla yeni yıla giriyordum.
Şimdi, bir yıl daha geçti. Aradan geçen süre, kaybolmuş bir zaman gibi. Hangi yıl olduğunu, hangi mevsimde olduğumuzu unutmuş gibiydim. Kayseri’de kışın buz gibi soğuğu, güneşin ne zaman doğup battığını bilmediğim bir dönemde, sadece bir şeyin farkına vardım: Hayatımda belki de en çok ihtiyacım olan şey, bir yön duygusuydu. Hangi yolda olduğumu ve o yolda nereye gittiğimi bir türlü bulamıyordum. Belki de formasyon, yalnızca bir yoldu ve o yolda adım atamıyordum. Belki de en çok korktuğum şey, yıllardır peşinden koştuğum bir hedefin gerçeğe dönüşmemesiydi.
Bir Umut Arayışı
Herkesle konuşuyordum. Bazı arkadaşlarım, “Neden bekliyorsun?” diyorlardı. “Başka bir şey denesen?” Ama bu yol, benim için hep açık olmalıydı. Öğretmen olma hayali, sadece bir iş değil, bir tutku, bir sevda gibiydi. Hiçbir şeyin yerine koyamayacağım bir duygu. Her sabah uyanıp çocuklarla dersler yapmayı, onlara bir şeyler öğretmeyi, onların gözlerindeki ışıltıyı görmeyi hayal etmek, yıllardır hayatımın merkezindeydi. Kayseri’nin soğuk, gri sokaklarında yürürken, gözlerimde hep o hayali taşımıştım. 2024’te formasyon verilip verilmeyeceği, belki de en çok beni sarmalayan soru oldu.
Herkesin farklı bir yolculuğu var. Bu yolculukta, ben de belki biraz daha sabırlı olmalıydım. Ama sabır, her zaman kolay bir seçenek değildi. Her geçen gün, “Belki formasyon verilecek” diye umut etmek, bir yandan beni daha da zorluyor, diğer yandan ise her zaman bir çıkış yolu bulma isteğiyle kalıyordum. Bir şeylerin değişmesini beklemek, bazen insanı yavaşça yıpratıyor. Ama ya hâlâ olursa? Ya hâlâ 2024’te formasyon verilir ve o hayal gerçeğe dönüşürse? O zaman, yıllardır beklediğim an bir anda bambaşka bir anlam kazanabilir.
Sonunda Bir Karar
Günler geçtikçe, biraz daha sakinleşmeye başladım. Artık her şeyin zamanla şekilleneceğini kabul etmeye çalışıyordum. “Bekle” diyordum kendime. Çünkü insan, bazen sadece beklemeli ve hayatın ona sunduğu fırsatları kabul etmeli. Belki de bu belirsizlik, benim hayatımda önemli bir dönüm noktasıydı. Belki de hayatta her şeyin belirli bir zamanlaması vardı ve bu zaman diliminde beklemek, sonunda daha güzel bir sonucu getiriyordu.
O günün sabahı, Kayseri’nin sokaklarına güneşin vurduğunu gördüm. Bir anda kafamda bir şeyler yerine oturdu. 2024’te formasyon verilip verilmeyeceği kesin olmadan da hayat devam edebilirdi. Hayallerim hâlâ benimleydi ve belki bu yolculuk, formasyon verilip verilmemesinden çok daha değerliydi. Her ne olursa olsun, hayata karışmaya, umut etmeye devam edecektim.