İçeriğe geç

Meni tadı neye benzer ?

Meni Tadının Anlatılamayan Hissi: Bir Genç Yetişkinin İçsel Çalkantısı

Bazen bir an, bir bakış, bir his… Hayatını beklenmedik bir şekilde değiştirebilir. Kayseri’de bir yaz akşamı, hava sıcaktan bunaltıcı, gözlerim ise pencereden dışarıyı izlerken geçenlerin ardında kalan anılarını hatırlamaktan yorulmuş gibi… İşte o an, “Meni tadı neye benzer?” sorusu kafamda yankı yapmaya başladı.

Ne hissettiğimi anlatmak zor. Duygularım karma karışık, derin ve yoğun. O kadar karışık bir dünyada yaşıyorum ki, bazen kelimeler bile beni yeterince ifade etmiyor. Meni, hayatın bir noktasındaki acı ve tatlı bir birleşim. Yaşamın kendisinin bir özeti gibi… Çoğu zaman anlamak istemediğimiz, belki de bilemediğimiz bir tat. Ama o an, her şey netleşmişti. Her şey bir anda anlam kazanmıştı.

Geçmişin Gölgesinde Kayıp Bir Hatıra

O yaz günü, sabahın erken saatlerinde uyanıp, alışık olduğum gibi kahvemi içip günün ilk ışıklarıyla pencerenin kenarına oturmuştum. Bir şeyler yazmak istiyordum, ama ne yazacağımı bilmiyordum. Duygularım sıcacık, ama karışıktı. Anlamsızca bir şeyler yazdım. Gözlerimi kapatıp, aklımdan geçen tüm anıları derledim.

O eski günlerden birini hatırladım: Yıl 2017. O zamanlar daha gençtim, 20 yaşlarımın başları. Gençliğin o tuhaf, hiçbir yere ait olmama haliyle yaşadığım duygular hâlâ hafızamda taze. Bir yaz gecesi, bir parkta yürüyorduk. Yanımda o eski tanıdık yüz vardı. Gözlerinin içinde gizli bir soru işareti var mıydı, yok muydu? Bir şekilde anlaşamayacağımızı hissetmiştim ama yine de bir şeyler içimi ısıtıyordu.

O anı düşündükçe, dudaklarımda garip bir tat vardı. Meni tadı gibi bir şey. Bir tür yoğun ama ne olduğunu bilmediğim tat. Bir yerde anlamını kaybetmiş, kaybolmuş bir şey. O anın içinde kaybolduğumu hatırlıyorum. Heyecan, huzur, korku ve hayal kırıklığı… Hepsi aynı anda iç içe geçmişti. Bir yudum gibi. Bu, adını koyamayacağım bir duyguydu.

O Gecenin Ardındaki Gerçekler

Bir başka hatıra… Şehirde gezip durduğumuz bir akşam, yağmur aniden başlamıştı. Yağmurun sesiyle birlikte, o kadar uzaklaşmıştım ki, dünyadan. Bir anda her şey solmuş gibi oldu. Birden sanki yalnız kalmışım gibi bir hissiyat sardı. Belki de hayatta hep o yüzden yanlış yollara sapıyorduk, bilmiyorum.

Yine de, bir şekilde yanımdaki o kişiyle, o akşamın getirdiği o tuhaf tatla; duygusal bir mesafeye çekildik. O gecenin sonunda, o soru sorulmuştu: “Meni tadı neye benzer?” O an ne hissettiğimi tam anlamamıştım. Gözlerim dolmuştu ama sesim çıkmadı. Çünkü bu tat, her şeyin karmaşasına karışan bir duyguydu. Bir kaybolmuş anıydı aslında. Sadece hatırlatmak istemediğim…

İçimde bir boşluk var. Bu yüzden belki de her gün yazmak, her hissettiğimi kağıda dökmek bana o boşluğu bir nebze dolduruyormuş gibi geliyor. Kendimi hem yabancı hem de tanıdık hissediyorum. Bazen bu, bir insanın hayatına dair anlam veremediği küçük bir anı gibi geliyor, bazen de o anı tekrar yaşamak için içimde derin bir özlem…

Tadı Tanımlanamayan Bir Deneyim

Bunu gerçekten tanımlamak zor. Ne acı, ne tatlı… Tadı yok gibi ama bir o kadar da var. Meni, tıpkı bir zamanlar kaybolduğum bir sokakta bir başıma kaldığımda hissettiklerim gibiydi. İnsanlar gidip gelirken, hayat aynı hızda ilerlerken bir an da durduğunda duyduğun o tatsız boşluk hissi. Fakat o anı yaşarken, bir yandan da bir yudum içmek istersin. Sadece bir anlığına. Bütün hayatı sorgulamak istesen de, sadece bir anı yaşamanın garip bir özgürlüğü vardır.

Bu yüzden, belki de meninin tadı da böyle bir şeydi. Bir yudum, insanı hem derinlemesine etkileyip hem de her şeyin sonrasında geçip gitmesine izin veren bir tat. Sonunda bir şeyleri anlamak gibi… Ama o anlam, ne kadar kavranabilirse, o kadar geçicidir.

Geleceğe Umutla Bakmak

Kayseri’de bir gün daha geçiyor. Yine sıcak bir yaz akşamı. Bir zamanlar kaybolduğum, hissettiklerimi anlatamadığım günleri hatırlıyorum. Ama her geçen günle birlikte bir şeyler değişiyor. O meninin garip tadı da belki bir gün değişir. Kim bilir? Belki de bir başkası, bir başka zaman diliminde, benden farklı olarak o soruyu sorar: “Meni tadı neye benzer?”

Ve belki de o soruya bu sefer farklı bir şekilde cevap verebilirim. O soruyu cevaplamadan önce, belki de içimdeki boşlukla barışmış olurum. Yavaşça, ama bir şekilde…

Bugün yazarken, o eski akşamları düşünüyorum. Kalbimde hala bir yerlerde o kaybolmuş anı, o duygusal tat var. Ama bir umutla, her geçen gün biraz daha büyüyen bir umutla, o anların sonunda belki de bir gün anlamını bulurum.

Kim bilir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci.betbetexper.xyz